Gençlik ve Bonzai

a7Gündemde konusu sıkça geçen bonzai kullanımı, ülkemizde son yıllarda gençler ve eski esrar kullanıcıları arasında yaygınlaşmaktadır. Diğer maddelerden farklı olarak fiyatının ucuzluğu, tamamen bitkisel olduğu düşüncesi, kimyasal içeriği ve zararlarının tam olarak bilinmemesi gençleri bonzai kullanmaya itmektedir. Bununla birlikte yoksul semtler başta olmak üzere hayatın her alanında bonzai alımı ve satımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bunun için internet gibi yaygın kullanılan iletişim araçlarından da yararlanılmaktadır. Tüm bunlar gençlerin maddeye ulaşımını kolaylaştırmaktadır.

Bonzai Nedir?

Bonzai sentetik bir psikoaktif maddedir. Laboratuvar ortamında üretilen ve tamamen kimyasal olan bu madde bitkilerin üzerine püskürtülerek bitkisel bir ürün olarak satılır. Bu kurutulmuş bitki ve kimyasallar, zihin değiştirici etkiye sahiptir. Maddede kullanılan kimyasallar zehirli olduğundan esrara kıyasla çok daha zarar vericidir. İçen kişiler üzerinde büyük etkileri vardır. Beyin hücrelerinde kısa sürede hasara neden olur. Genellikle sigara şeklinde kullanılır. Türkiye’de bonzai alınması, satılması, kullanılması ve bulundurulması 2011’de yasaklanmıştır.

Etkileri nelerdir?

Bonzai karaciğer, kalp ve böbrek gibi birçok organda hasara neden olur. Kullanıcılarında ağız kuruluğu, geçici körlük, açlık hissi, kan basıncında artma, çarpıntı, dolaşım problemleri, geçici felç durumu gibi fiziksel etkiler gösterebilir. Ayrıca hayal görme, nerede olduğunu bilememe, akıl karışıklığı gibi algıda değişiklikler de ortaya çıkabilir. Aşırı endişe, şüphecilik, halüsinasyon gibi psikotik belirtiler ortaya çıktığında kişi gerçeği değerlendirmede güçlük yaşar ve bu durum ciddi hayati tehlikelere neden olabilir.

Bu gibi sentetik uyuşturucularda kişi maddeye kolayca tolerans geliştirebilir ve maddeyi kullanma miktarını hızlıca arttırabilir. Bu da maddenin yüksek derecede bağımlılık yapan bir özellikte olduğunu gösterir.

Kullanımı neden artmaktadır?

AMATEM kliniği rakamsal değerlerine göre 2009’dan beri rastlanılan bonzai 18-30 yaş arasında daha fazla kullanılmakta ve madde kullanım yaşı 13-14 yaşlara kadar düşmektedir.

Gençlerin maddeye yönelmesinde kişisel faktörler ve içinde bulundukları ailevi/çevresel durumlar söz konusu olabilir. Ergenlik döneminin getirdiği karmaşık ruh hali, yeni şeylere merak duyma, heyecan arama isteği, duygularını kontrol edememe, sorumluluklarından kaçma umudu gençleri maddeye yönelten nedenler arasındadır. Bu dönemde gençler bir yandan kendi benliklerini keşfederken bir yandan da aileyi ve toplumu memnun etme kaygısı içindedirler. Ama her genç bu dönemi başarılı bir şekilde atlatamaz. Sorunlarla baş etmeyi öğrenememiş bir genç çareyi madde kullanmakta bulabilir. Parçalanmış aileler, evdeki huzursuzluk, ebeveynle sağlıklı iletişim kuramama, stres altında olma ve travmatik deneyimler, gençlerin huzuru başka yerlerde aramasına ve madde gibi başka dayanak noktaları bulmasına sebebiyet verebilir. Özellikle özgüveni düşük gençlerde bu duruma daha sık rastlanır.

Gençleri maddeye yönelten bir başka neden ise kişinin madde kullanan, madde kullanması için baskı yapan, maddeyle ilgili olumlu ve yanlış bilgiler veren arkadaş çevresidir. Genç, bir gruba ait olma ihtiyacını bu maddeyi kullanarak ve bu maddeyi kullanan arkadaş gruplarına dâhil olarak giderebilir. Sürekli madde kullanan kişilerle zaman geçirmek de kullanma isteğini arttırır ve bu durum, maddeyi bırakmayı zorlaştırır.

Kullanımı nasıl önlenir ve nasıl tedavi edilir?

Gençlerin madde kullanmasını önleyebilmek için öncelikle olumlu ilişkilerin ve sağlıklı iletişimin olduğu, samimi ve huzurlu bir aile ortamı önemlidir. Aile, çocuklarına iyi örnek olabildiği gibi hata yaptıklarında dahi yanlarında olacağını onlara hissettirmelidir. Çocuklarına zor durumlarla nasıl başa çıkabileceğini öğretmeli, onları yararlı hobilere yönlendirmeli ve boş kalmalarına fırsat vermemelidir. Başarılı oldukları konulara teşvik etmeli ve böylelikle özgüven sahibi olmalarını sağlamalıdır. Ayrıca madde kullanımının kötü etkilerine karşı okullar ve aileler gençleri bilinçlendirmelidir.

Herhangi bir nedenle madde kullanmaya başlayan genç için tedavi, uzman psikolog, tıp doktoru ve sosyal hizmet uzmanı iş birliği içinde olmalıdır. Öncelikle kişi bağımlılıkla ilgili merkezlerde tedaviye hazır hale getirilip, motive edilir. Ardından vücudun temizlenmesi ve yoksunluk belirtilerinin giderilmesi için hastanede, nörolojik ve psikiyatrik servislerde tıbbı müdahalede bulunulur. Sonrasında kişinin psikolojik, sosyal ve fiziksel olarak dengede tutulması sağlanır. Kişi maddeye neden başladığını, neden ihtiyaç duyduğunu, bu destekler sayesinde anlamış olur. Tedavi sonrası bağımlılığın tekrar nüksetmesini önlemek amacıyla psikoterapiler bir süre daha devam eder.

Bunun yanında kişinin maddeyi bırakmak için istekli ve kararlı olması gerekir. Kişi, madde kullanan arkadaşlarla bir daha görüşmemeli ve ona madde kullanmayı hatırlatacak ortamlardan uzak durmalıdır. Madde kullanmak istediği zaman maddenin duygusal, sosyal ve bedensel etkilerini aklına getirmeli ve bu durumlarda ona destek olabilecek kişilere ulaşmalıdır. Maddeyi bırakamama gibi düşünceleri aklından çıkarmalı, daima umutlu olmalı ve bu konuda motivasyonunu yüksek tutmalıdır. Aile ve arkadaşların da kişinin yanında olması, tedavi aşamasında teşvik ve yardım etmesi çok önemlidir.

 

Kaynaklar:

http://www.iha.com.tr/haber-tehlikenin-adi-bonzai-374998/

http://yenicedh.gov.tr/shared/gidilecek?pageid=88&id=93

http://www.batem.info.tr/maddeler/bonzai/

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir