Çocuklarda dikkat eksikliği ve baş etme yolları

a5Dikkat kaliteli bir öğrenme için çok önemli bir yetidir. Bazı çocuklar bu konuda sıkıntı yaşarlar. Bu durumdan okul hayatları ve arkadaşlarıyla olan ilişkileri de etkilenir; beraberinde öfkeli ve saldırgan davranışlar gösterebilirler. Dikkat etme yetisi çocukta doğuştan var olabildiği gibi çoğunlukla öğrenilen bir davranıştır. Çocukların okul başarısının azalması ve motivasyonlarının düşmesinde sahip oldukları olumsuz düşünceler çok etkilidir. İlk seferde konuları anlamaya çalışırlar, akıllarının başka yere dağılmasından çok rahatsız olurlar ve ders başarılarını çok etkileyeceğini düşünürler. Bu nedenle çalışsalar da başarılı olamayacaklarını zannederler. Ders çalışırken hiç sıkılmadan tam odaklanma gerektiği inancına sahiplerdir. Burada ailelerin çocuklarından beklentileri de bu düşüncelerin oluşmasına zemin hazırlar. Hâlbuki yetişkinler bile her zaman tam bir odaklanma gerçekleştiremezler ve çalışırken sıkıldıkları anlar olur. Böyle iken, bunu çocuklardan beklemek onların sadece kendilerini baskı altında hissetmesine neden olur ve bu başarılarını daha da etkiler. Öncelikle çocuklardaki bu olumsuz düşüncelerin üzerine gidilmeli ve değiştirilmeye çalışılmalıdır. Aileler bu noktada çocuklardan beklentilerini normal düzeye indirmeli ve onlardan yapılabilir şeyler talep etmelidir. Ayrıca çocukların odaklanma sorunlarında, sağlıksız yeme alışkanlığı, az yeme, yorgunluk, geç saatlerde uyumak, öğretmen ve ebeveynin bir konuyu ya da dersi anlatırken ilgi uyandırmadaki yetersizlikleri de etken olabilir.

Dalgınlık, ders çalışırken sıkılma, dikkatsizlik çocuklarda karşılaşılması normal durumlardır. Ama bu durum okul başarısını ve ilişkilerini çok fazla etkiliyorsa o zaman ciddiye alınmalıdır. Bazen ebeveynler bu konuda çok sıkıntı yaşadıklarını söylerler. Çocukların belli zamanda bitirmesi gereken ödevlerini sürekli takip etmek zorunda kalırlar, çünkü bazı çocuklar bu sürede yapacaklarının yarısını bile bitiremezler. Bu gibi durumlarda Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu gözlemlenebilir. Bu nörolojik bir durumdur, bir davranış ve öğrenme problemidir. Çocukların tüm eğitim hayatlarını tehdit eder.

Her dikkat eksikliği olan çocukta Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik (DEAH) bozukluğu var diyemeyiz. Bu hastalığa sahip bir çocuğun bazı özellikleri şunlardır (DSM-5):

Dikkat eksikliği

-Ayrıntıları önemsemez, hataları genellikle dikkatsizlik üzerinedir.

-İş yaparken veya oyun oynarken odaklanmakta güçlük çeker.

-Dağınık ve düzensiz çalışır, plan yapmakta ve takip etmekte zorluk yaşar.

-Yaptığı bir işi bitiremez.

-Eşyalarını kaybeder.

-Günlük işlerini yaparken unutkanlık yaşar.

Aşırı hareketlilik ve dürtüsellik

-Uzun süre oturması gereken yerde oturamaz.

-Kıpırdanır ya da ellerini, ayaklarını vurur.

-Her an hareket halindedir.

-Sorulan soru tamamlanmadan cevabı söyler.

-Başkalarının sözünü keser.

-Sırasını bekleyemez.

Bu davranışlar DEAH’lı bir çocukta sosyal ilişkilerini, günlük aktivitelerini, aileyi ve okul hayatını etkileyebilir. Bir çocukta aynı anda hem dikkat eksikliği hem de aşırı hareketlilik bulunabilirken, bazen sadece dikkat eksikliği veya sadece aşırı hareketlilik görülür.  Ebeveyn bu olasılıklardan her hangi birinden şüpheleniyorsa teşhis için kesinlikle bir uzmana gitmeli, kendi başına bir yargıya varmamalıdır.

DEAH büyük ölçüde genetik sebeplerden kaynaklanır. Bunun yanında dış etkenler de çok önemlidir: Televizyon, internet, bilgisayar oyunları, ebeveyn sorunları, stres, travmatik yaşam, hamileyken kullanılan alkol/sigara, çocukta baş bölgesi travmaları, gıdalardaki katkı maddeleri vb.

Çözüm ve tedavi aşamasında psikiyatrist, uzman psikolog ve ebeveyn iş birliği içinde olmalı, okul ve öğretmenler de bu işten haberdar edilmelidir.  Aşağıda bu gibi durumlara karşı ebeveynlerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yapması gerekenler hakkında birtakım ipuçları verilmektedir:

-İyi bir çalışma ortamı hazırlayın. Dikkat dağıtıcı uyaranlar olmamalı. Isı ve ses düzeyi gereken şekilde olmalı.

-Planlı yaşamak bu çocuklar için çok önemlidir. Çalışma programlarını siz hazırlayın, dinlenme (atıştırma, şekerleme) araları olsun. Çalışmaya başlamak istemiyorsa, neden çekindiğini, ne konuda kaygı yaşadığını sorun.

-Sürekli oturarak durmaları mümkün değildir, bunun için onları zorlamayın.

-Dediklerinizi yaptıklarında onları ödülle motive edin. Aşırı hareketliliğin azalması için kısa vadeli hedefler koyun. Ama bu hedefler her zaman gerçekçi olmalı. Hedeflerini gerçekleştirmiyorsa bunun için hatırlatıcı notlar hazırlayın.

-Otoriter, kuralları olan bir ebeveyn olun, hayır demesini bilin. Ama bunun yanında sabırlı olun ve empati kurun. Sevginizi ve desteğinizi hiçbir zaman çocuğunuzdan esirgemeyin.

-Koyduğunuz kuralları çocuğunuzla tartışın. Bu kuralları çocuğunuzun iyi anlayıp anlamadığını öğrenin. Yerine getirmediğinde olayın sonuçlarını da gene birlikte konuşun.

-Sıkıcı, durağan bir işle uğraşmak zorundaysa monotonluğu önlemek için oyunlar veya sorularla çalışmayı renklendirin.

-Yaptığı işin sorumluluğunu yüklenmesini sağlayın. Ebeveyn veya öğretmen baskısıyla veya takdir kazanmak için değil sadece kendi için çalışması gerektiğini anlamalı.

-Başarısız olduklarında kesinlikle azarlamayın, güven verin. Her zaman yanında olduğunuzu ve destek verdiğinizi bilsin.

-Motive edici sözler söyleyin. Kendi hakkında olumlu düşünceler geliştirmesine yardımcı olun. -Denediklerinde çok başarılı olabilecekleri duygusunu aşılayın.

-Arada zihinlerini boşaltmaya ihtiyaç duyacaklardır. Bunun için birlikte rahatlama, nefes ve kas egzersizleri yapın.

-İyi, huzurlu bir ev ortamı sağlayın. Evdeki sesleri (televizyon, radyo, bilgisayar) en düşük düzeyde tutun.  Bu tür aygıtlar çocuğun odasının dışında kontrol edebileceğiniz bir yerde olsun.

-Televizyon izlemeyi ve bilgisayar oyunlarını sınırlandırın.

-Çocuğunuza televizyon ve bilgisayar oyunları dışında iyi bir aktivite bulun. Spora yönlendirin, açık havada birlikte egzersizler yapın.

-Bazı aktiviteleri birlikte yapın ve bu aktivitelerde ona problemleri nasıl çözebileceğini öğretin.

-Çocuğunuzun becerisi olduğu alanları keşfedin ve okul dersleri dışında bu alanlarda bir şeyler yapmasını sağlayın. Bir işte başarı sağlamak onu diğer aktiviteler için de motive edecektir.

-Dikkat sorunu başka bir öğrenme güçlüğünden de kaynaklanıyor olabilir (örneğin okuma ve yazma problemi). Bunu tespit etmek için uzmana başvurun.

-Uyku düzenine, uykusuz kalmamasına dikkat edin.

-Yeme alışkanlıklarına dikkat edin. Çok şekerli gıdalar da aşırı hareketliliği, ruh hali değişkenliğini tetikler.

-İhtiyaç duyduğunda çocuğunuza sarılmayı ihmal etmeyin.

Bu tip çocuklarda erken yaşta teşhis ve eğitim çok önemlidir. Bununla birlikte her yaşta değişim mümkündür. Hiçbir zaman pes etmeyin, çocuğunuza güvenin. Motivasyonunuz her zaman yüksek olsun.

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir