Ahlak gelişimi geri planda mı kalıyor?

a1

Karakter gelişimi anne karnında başlar. Anne bebeğiyle ne kadar ilgili, ne kadar konuşuyor, stresli bir zaman mı geçiriyor, istenilmeyen bir çocuk mu, bunlar karakter gelişimini ilk zamanlar etkileyen unsurlardır. Tabii ki sadece bunlar etkili değildir. Karakter gelişiminde ilk çocukluk yılları çok önemlidir. Özellikle çocuğun anneyle olan ilişkisinin niteliği, çocuğun ileriki yıllarda yaşayacağı deneyimleri ve bu deneyimlere olan yaklaşımlarını etkiler. İlk yıllar çok önemli olmakla birlikte kişilik gelişimi aslında yaşam boyu sürer. Çocuğun sosyal yaşamında yer alan anne-baba, arkadaşlar, öğretmenler çocuğun kişilik gelişiminde çok önemli ve gerekli bir rol oynar.

Çocukların zihinsel gelişimlerine bağlı olarak bulundukları çevreyi yorumlamaları da yaşları ilerledikçe farklılık gösterir. Örneğin 9-10 yaş öncesi bir çocuk daha benmerkezci davranır, kendi istek ve ihtiyaçları ön plandadır. Sadece kendi çıkarları doğrultusunda veya ceza alacağı durumlarda başkalarının isteklerini yerine getirir, ama onları yönetecek bir otorite olmadığında kendilerinden beklenenleri yapmazlar. 9-10 yaş sonrası daha fazla empati kurmaya, diğer insanların ve içlerinde bulundukları grubun ihtiyaç ve isteklerine önem vermeye ve olayları farklı bakış açılarından görmeye başlarlar. Toplum düzenini daha fazla korumaya meyilli olurlar, toplum içindeki itibarlarına önem verirler.

Bazı insanların yetişkinlik yaşına gelmesine rağmen hala 9-10 yaş öncesi gibi benmerkezci ve çıkarcı davrandığını gözlemleriz. Polisin olmadığı durumlarda yasaları çiğnerler, hırsızlık yaparlar veya ceza almayacaklarını bildiklerinde trafik kurallarına uymazlar. Onlara ceza verecek bir efendi, bir otorite olmadığı sürece her şeyi yapabilirler. Kuralları kendi içlerinde benimsemezler. Tüm bunlar bize bu kişilerin çocukluklarında ahlak gelişimi ve değerler hakkında yeteri kadar eğitilmediğini ayrıca değerlerin içselleştirilmediğini gösterir.

Aileler kimi zaman çocuklarını eğitirken, okul hayatını merkez alıp değerler eğitimi gibi önemli hususları göz ardı edebilirler. Böyle durumlarda bir üniversite veya lise kazanmak ailenin en önemli meselesi haline gelir. Bunun yanında çocuklarının arkadaşlarıyla ilişkilerine, büyüklerine nasıl davrandığına, yalan söyleyip söylemediğine, kardeşiyle oynarken haksızlık yapıp yapmadığına dikkat etmezler. Asıl önemli olan hususlar bunlar olmasına rağmen, çevre tarafından somut olarak görünürde olan, çocuklarının kazandığı üniversite veya lisenin niteliğidir. Ailede çocuklar okul başarısı yönünde kıyaslanır ve ahlak gelişimi çocukların bu kuralları içselleştirebilecekleri yaşlarda ikinci plana atılır.

Ahlak Gelişimi için Neler Yapılabilir?

Çocuklara toplum kuralları, değerler, yalan söyleme-çalma-saldırganlık gibi tutumların yanlış olduğu en erken yaşlarda öğretilmelidir. Çocuklar zihinsel olarak henüz bu soyut konuları anlayabilecek bir yetide olmasalar bile aile içindeki kurallar, kabul edilebilir ve kabul edilemez davranışlar net olmalıdır. Örneğin; 2 yaşındaki bir çocuğa vurmanın neden yanlış olduğu belki anlatılamaz, çocuk neden insanlara, anneye vurulmaması gerektiğini kavrayamaz. Ama gene de bu davranış kabul edilmemelidir.

Diğer yandan 9 yaş öncesi bir çocuktan yaşının gerektirdiğinden daha fazla bir olgunluk, empati kurabilmesi beklenemez. Bununla birlikte bu yaşlardan başlanarak anne-baba, öğretmen gibi çocuğun yakınında bulunanlar tarafından, çocuğa olaylara farklı bakış açılarından bakmak öğretilebilir. Ergenlik yaşlarında gene çocuklara her bireyin yaşama hakkı olduğu, eşit haklara sahip olduğu gibi ilkeler kazandırılabilir. Bu değerler çocuklara bu şekilde erken yaşlarda verilmeli ki ileriki yaşlarında bu değerleri benimseyebilsinler.

Ders başarısı düşük olan ama başkalarına saygıda kusur etmeyen bir çocuk, bu davranışından dolayı takdir edilmelidir. Dürüst olmak, evde anneye ve babaya işlerinde yardım etmek, küçük kardeşiyle ilgilenmek, arkadaşlarıyla iyi geçinmek, oyun oynarken haksızlık yapmamak, kötü alışkanlıkları olmamak, cömert olmak gibi konuların çok önemli erdemler olduğu çocuklara küçük yaşlardan itibaren aşılanmalıdır. Bu da çocukları bu yönleriyle övmek, bu gibi iyi vasıflarını ortaya çıkarmakla mümkündür.

Sahip olunan erdemler, güzel ahlak özellikle bu yaşlarda takdir edilmeli ki, çocuklar bu davranışlarına devam etsinler ve bundan ötürü kendilerine de değer versinler. Sürekli ders başarısı hakkında konuşup ardından çocuğa dürüst olmak konusunda nutuk çekmenin çocuk üzerinde bir etkisi olmaz. Ailenin davranışlarla bu sözlerini desteklemeleri ve en zor durumlarda bile yalan söylemeyen çocuklarını takdir etmeleri gerekir.

Not: Yazıda Kohlberg’in ahlak gelişimi üzerine görüşlerinden esinlenilmiştir.

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir